• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/maarifsen
  • https://www.twitter.com/maarifsen
  • https://www.instagram.com/maarifsen
  • https://www.youtube.com//channel/UCXX727pYLXon8RIb0UWiUuA/videos?view_as=subscriber
Çevrimiçi Üyelik

Taleplerimiz
MaarifTV
Yayınlarımız

[KÖY ENSTİTÜLERİ VE ASIL EZİKLER!]

İdeolojik saplantıların bedelini, her dönemde bu milletin evlatları ödemek zorunda kalmıştır. #MaarifSen

 
Ezik kime denir?
 
Türk Dil Kurumu, “ezik” kelimesinin mecazi anlamlarını; “olaylar ve hayat şartları karşısında güçsüz ve sıkıntılı duruma düşmüş olan, pısırık ve üzüntülü” olarak açıklamaktadır.

Asıl ezikler kimlerdir?
 
Maarif-Sen olarak biz ise; okuduğunu anlamakta acziyet içinde olanları, muhakeme etme kabiliyeti olmadığı için olaylar karşısında sıkıntılı duruma düşmüş olanları, vaktinde irade ortaya koyamayan pısırıkları ve üzüntülerinden ne yapacağını bileyemeyenleri “asıl ezikler” olarak nitelendiriyoruz.
 
Bunlar; irade ortaya koymaları, duruş sergilemeleri gerektiğinde sus pus olan pısırıklardır. Bunlar; 28 Şubat döneminde katsayı ve başörtüsü zulmüne karşı YÖK’e lanet okuyup YÖK kaldırılmalı diyen, yetki ve mevki sahibi olup YÖK’ü kendilerine bağlayınca YÖK’ü kaldırma iradesi gösteremeyenlerdir. Bunlar; memurun iradesi, makamın yetkisi arkalarında olmasına rağmen talimatla kalemin mürekkebini üçbuçuğa dolduranlardır. Bunlar; eğitim sistemini yapboza çevirmiş olanlar ile buna çanak tutmuş olanlardır. Bunlar; daha yüksek makam ve mevki elde etmek için kendilerine verilen rolü oynamış, istedikleri makamı elde edemeyince de üzüntüye gark olmuş olanlardır. Son olarak bunlar; okuduklarını anlamakta güçlük çektikleri ve ideoloji ile pedagojiyi ayırt edemedikleri için Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya SELÇUK’un Köy Enstitüleri demecine, eziklik yakıştırması yapanlardır.
 
Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya SELÇUK; Köy Enstitülerini, pedogojik açıdan ele alındığını “her türlü siyasi tartışmanın dışında” sözleriyle vurgulayarak şöyle demişti: “Yaparak, yaşayarak güçlüklerle başa çıkmayı öğreten bir eğitim anlayışı sunan Köy Enstitüsü modeli her türlü siyasi tartışmanın dışında, ortaya koyduğu pedagojik yaklaşımla iz bırakmıştır.
 
Sayın Bakan özetle; “Köy Enstitüleri, siyasetten ayrı düşünülürse pedagojik olarak eğitim tarihimizde iz bırakmıştır.” dedi. Vefa gösterip hakkını teslim ettiği şey; yaparak, yaşayarak güçlüklerle başa çıkmayı öğreten bir eğitim anlayışıydı. Asıl ezikler, bunu eziklik olarak niteledi ve eş zamanlı olarak Sayın Ziya SELÇUK’u hedef aldı. Oysa; Köy Enstitüleri doğrusu ile yanlışı ile iz bırakmamış olsaydı, şu an tartışılmazdı.
 
Şimdi soru şu!
 
Dün YÖK’e karşı olanlar, yetki sahibi olduklarında YÖK’ü kapatmadılarsa, halen varlığını sürüdürüyor olsaydı Köy Enstitülerini kapatırlar mıydı? Köy Enstitüleri kapatılmayıp yeniden yapılandırılmış olsaydı, hala kapatılması gerektiğini mi savunacaktı asıl ezikler? Ya da Köy Enstitülerinden Sorumlu Genel Müdür eski MEB Müsteşarı olsaydı, yine de kapatılmasını isterler miydi? Tabi ki hayır. Muhtemeldir ki; enstitü müdürlüklerine kendilerinden olanı yönetici atamakla meşgul olacaklardı. 
 
Şunu da vurgulamak gerekir ki; yaparak ve yaşayarak öğrenme modelini eğitime sistemimiz içine yerleştirmek için yıllar boyunca bir dizi düzenleme ve değişiklik yapanlar, bu amacı gerçekleştirmek için köy enstitülerinden esinti proje okulları açanlar, bu okullara kendi adamlarını yönetici olarak atayanlar yine asıl eziklerdi! Bugün olduğu gibi dün de birlikte ve hemfikirlerdi.
 
Köy Enstitüleri neden kapatıldı?
 
Köy Enstitüleri, o günün asıl ezikleri tarafından; milletimizin dinine ve töresine, Türk toplumumun kültürüne ve değerlerine uygun yapılandırılmadığı için, uyum sağlayamadığı için benimsenmemiş ve nihayetinde kapatılmaktan kurtulamamıştır. İdeolojik saplantıların bedelini, her dönemde bu milletin evlatları ödemek zorunda kalmıştır.  

Şimdi arzuladığımız nedir?
 
Bugün; proje okulları ile meslek liseleri özelinde bütün okullarda yaparak ve yaşayarak öğrenme modelinin yapılandırmacı yaklaşımla uygulamaya konulmuş olması MAARİF-SEN olarak en büyük arzumuzdur. Eğitimde büsbütün iyi veya büsbütün kötü toptancı yaklaşımı yerine arzuladığımız ihtiyaçlarımıza cevap verecek analitik yaklaşımdır.
 
Bu milletin evlatlarının yaparak yaşayarak öğrenmesine, ahilik kültürüyle yetişmesine, işin içinde pişmesine bu ülkenin ihtiyacı var. Bunu yapmaya ise bu ülkenin gücü de imkanı da var. Yeter ki; ideolojik yaklaşılmasın ve asıl ezikler gölge etmesinler! Başka ihsan istemeyiz.
 
Koronavirüsle mücadele ettiğimiz bu günlerde, meslek liselerinde yaşanan devrimin ve yazılan destanın canlı tanıklarıyız. Emeği geçenlere teşekkür ederiz.
 
 
MAARİF-SEN
Yönetim Kurulu


510 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Sosyal Medya
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam17
Toplam Ziyaret46906