• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/maarifsen
  • https://www.twitter.com/maarifsen
Üyelik Girişi
Anket
Türk Maarif Davasının En Büyük Sorunu Nedir?
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam5
Toplam Ziyaret9867

Yavuz Yıldız

Yavuz Yıldız
yyildiz@marifsen.org
ÖĞRETMEN Mİ, MUALLİM Mİ?
29/04/2019

Öğretmen, öğreten kişi bilgi veren insan anlamında kullanılmakta iken muallim, yol gösteren irşat eden bilgiyi ve öğretimi eğitim ile birleştiren âlim kişi demektir. Biz sadece öğretmen değil muallim olmalıyız. Hem bilgimizle hem görgümüzle hem ahlakımızla hem de giyim kuşamımızla tam bir muallim. Her alanda kendini geliştiren, okuyan, araştıran günün şartları ile değil geleceğin bakış açısını yakalayabilen,  günü kurtaran değil, geleceğin tohumunu atabilen bir muallim. Neslin atisi için; günlük değil hatta saatlik değişen bilgiyi yakalayan bir muallim.

Hz. Ali (ra) “Çocuklarınızı yaşayacakları zamana göre yetiştirin” derken, çok önemli bir noktaya temas ediyor. Zaman hızla geçiyor ve değişiyor. Hele son yıllarda yaşanan bilimsel ve teknolojik gelişmeler sosyal hayatımızı direkt etkiliyor. Bu hızlı değişim karşısında muallim olarak ben de Hz. Mevlana‘nın sözünü kendime şiar edinmeliyim diyorum: “Dün dünde kaldı cancağazım, bugün yeni şeyler söylemek lazım”.

Bilgi, tek başına salt olarak çocuğa verilir ve eğitim suyu ile dimağlarda beslenmezse erozyona açık kuru bir toprak gibi beyinlerden akıp gitmeye ve hayatta uygulanmadan yok olmaya mahkûm olur. Öğretimin yanında sağlam bir eğitim verebilmek çok önemlidir. Eğitimi, öğretimle birlikte nasıl vermeliyiz peki? Burada dikkat edilecek en önemli hususlardan birisi muallimin iyi bir rol model olabilmesidir. Yani muallim kendisinin yapmadığı, uygulamadığı bilgileri ne kadar çocuğa öğretmek istese de pratikte o bilgiyi kazandırması çok zordur. Tavsiye ettiklerimizi kendimiz yaşamıyorsak, söylediklerimizi kendi hayatımıza tatbik etmiyorsak gerçekçi olamayız, çocuklarda istendik davranış değişikliklerini sağlayamayız.

Çocuklar; temiz yürekler, beyaz sayfalar ve bize emanetler. Çocuğun mizacı, düşünce yapısı, tutum ve davranışları çocuklukta şekillenmektedir. Onların merak ve öğrenme isteği çocukluk döneminde zirvelerdedir. Çocuklara yaklaşımımız onların sorularına usanmadan güzel bir üslupla cevaplamaya çalışmamız oldukça önemlidir. Onların sorularını duyumsamazlık hastalığına kapılmamalıyız. Çocuklar terbiye ederken, rencide etmemeliyiz. Unutmayalım ki; eğer çocuklarımıza verdiğimiz bilgiler kadar manen ve ruhen de doyuramazsak; edepten hayâdan yoksun sadece isteyen ben merkezli varlıklara dönüşeceklerdir.

Milletlerin kurtuluşu, yükselmesi muallimlerle olur. Tarihimize, atalarımıza baktığımızda; Fatih’i, Yavuz’u, Kanuni’yi yetiştiren onlara harika bir manevi olgunluk ve üstün bilgiler veren muallimlerdir. Dünyayı dize getiren bu hükümdarlar muallimlere büyük saygı göstermiş ve hürmet etmişlerdir. Âlimim atının ayağından sıçrayan çamurun bile şeref olduğunu kabul etmişler ve muallimlerine itaat etmişlerdir. Bizim tarihimiz, muallimlerin saygı ve değer gördüğü, yükseltildiği devirlerde medeniyet ve ahlakın da zirvelerine tırmanmıştır. Her şeyden evvel muallim, hayatımızın sahibi değil sanatkârıdır. 

Muallim bir masa başı memuru değildir. Bir ruh doktorudur, ruh sanatkârıdır. Muallim merhamet aşıcısı, sevgi üstadıdır. Sevmek, merhamet etmek, saygı göstermek, emanete ihanet etmemek, yaratılanı Yaratandan ötürü sevmek hasletleri muallimlerin verdiği en önemli eğitim örnekleridir.

Muallimleri bu karakteriyle tanımayıp onun millet ruhunun yapıcısı olduğuna inanmayan bir zihniyet muallimi basit bir memur kadrosu haline koyar kültür ağacını kökünden baltalar. 

Ne mutlu işini layıkıyla yapan ve gerçek bir muallim olabilenlere. Kalın Sağlıcakla…



Paylaş | | Yorum Yaz
284 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BİR"İZ" - 25/03/2019
Muallim, hepimizin her an muhtaç olduğu doktordur.
Ashab-ı Suffe ve Peygamber Efendimizin Eğitim Metodu - 07/02/2019
Ashab-ı Suffe, Arapça "sahipler, arkadaşlar" manalarına gelen "ashab" kelimesiyle, "eyvan, sed, sofa" gibi manalara gelen "suffe" kelimesinden oluşmuş bir tabirdir.
Özümüzle Sözümüzle Maarif Davamız - 27/12/2018
Ölümünün yıl dönümünde rahmet, özlemle andığımız Üstadımız Milli Şair Mehmet Akif ERSOY ne diyordu İstiklal Marşında:
BİZE NE LAZIM? - 18/12/2018
Başlarken...