• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/maarifsen
  • https://www.twitter.com/maarifsen
  • https://www.instagram.com/maarifsen
  • https://www.youtube.com//channel/UCXX727pYLXon8RIb0UWiUuA/videos?view_as=subscriber
Çevrimiçi Üyelik

Taleplerimiz
Yayınlarımız
MaarifTV
Akif Keten
aketen@maarifsen.org
AŞIMIZ
09/09/2021


Dünya öyle bir yer ki, doğar doğmaz başlar aş ile kavgamız. Daha bebekken dünyanın en temel meselesi; aç karnımızın doyurulmasıdır. Bebeğin karnını doyurabilmesi için sesini duyurabilmesi gerekir. Bu hakikat atasözlerimize de  “ağlamayana meme yok” şeklinde yansımıştır. Aşımızı temin etmenin yollarından biri de işimizdir. İşimiz aşımızın temin yolu olması hasebiyle ikincil derecede öneme sahiptir.

Dünyada salgın haline gelen covid-19 hastalığının, her alanı etkilediği, insanların işini tehdit ettiği bir gerçek. Bu tehditlere, bu günlerde bir yenisi daha eklendi. Pandemiden kurtulmanın yolu olarak dayatılan aşı, üzerindeki bütün tereddütlere rağmen tek kurtuluş yolu olarak gösterilmeye başlandı. Bu kurtuluş reçetesini kullanmayanların, mesleğini icra etmekte sıkıntılar yaşayacağı, en yetkili makamlar tarafından dillendirilmeye başlandı. 2021 Türkiye’sinde aşı dayatılmıyor ama sağlıklı olduğunu ispat etmek için; haftada iki defa teste tabi tutulmak dayatılıyor. İnsanlarımız aşı ile tehdit ediliyor. Eğer aşını kazanmak, işine bağlı olmasa idi bu dayatmaların hepsi havada kalacaktı.


Aşı olan kişilerin hastalığa yakalanmaları, aşının koruyucu özelliğinin de tartışılmasına sebep oluyor. Vücuduna virüs girmemiş olanların, virüs yayıcı olarak lanse edilmesi akıl ve mantık çerçevesinden değerlendirildiğinde en basit tabiriyle pestenkari, absürt ve saçmadır.

Allah insanı yaratırken iman etsinler diye yaratmış fakat bunu dayatmamıştır. ‘Dileyen iman etsin dileyen,inkar etsin’ ayetiyle insanlara bir tercih hakkı sunmuştur. Aşı ölümsüzlük iksiri bile olsa, ölümsüz olmak istemeyenlerin bu tercihine saygı duymak ve bunu tercih ettikleri için ayrıştırmaya tabi tutmamak gerekir.

Ülkemizdeki PCR dayatmasına karşı, eğitim çalışanları için kurulmuş olan sendikamızın eylem kararı bulunmaktadır. Bu kararımızla üyelerimize sendika kanununun ve anayasada belirtildiği üzere usulüne uygun yürürlüğe girmiş, uluslararası antlaşmaların sunduğu hukuki zemini hazırlamış bulunuyoruz. Aşı olmamanın, aşından olmasına sebebiyet vermemesi için hukuki ve meşru zeminde haklarımızı arıyoruz ve aramaya devam edeceğiz. Süreci, öğretmenlerimiz okullarında barışı bozmadan yürütmelerini tavsiye ediyoruz. Çünkü ömrümüzün yarısı işimizle yarısı da eşimizle geçiyor. Bunlardan herhangi birinde yaşanan huzursuzluk aşımızın da tadını bozar.

Eğitim yöneticilerine tavsiyemiz; kurumlarındaki barış iklimini bozacak yaklaşımlar sergilememesidir. Bu gün kurumlarımıza gönderilen yazılarda, yöneticilerimize test sonuçlarının istenmesi ve okulda muhafazası görevi yüklenmiştir. Yani idareler bir angarya yük daha sırtlarına almışlardır. Bu yükün yanına bir de yorumlar katarak başka yükler almamalarını ümit ediyoruz. Okullarında, üyelerimiz sıkıntıya sokacak uygulamalarda bulunulması halinde yasal bütün haklarımızı kullanmaktan da geri durmayacağımızı deklare ediyoruz. Ne yapabilirsiniz diyenlere; TCK 118. Maddeyi adres olarak gösteriyoruz.

Son zamanlarda, öğretmen gruplarında öğretmenlerin aşı beklediği ile ilgili görselimizin paylaşılıp bizi tutarsızlıkla itham edenler oluyormuş. Öğretmenlerin aşı beklediği ortamda bunu dillendirmek nasıl görevimiz ise, aşı ve türlerinin dayatılmasına itiraz edenlerin sesi olmak da aynı şekilde görevimizdir. Sendikamızın aşı ve içeriği ile beyanat vermesi uygun değildir. Bilmediğimiz bir alanda söz söylemenin haddimiz olmadığını beyan ederiz. Temel çıkış noktamız; dayatmalara karşı olmamızdır. Bugün okul kapılarından içeri girerken; bir kaşık bal yiyeceksiniz diye dayatsalar ona da karşı çıkarız. Bal ile ilgili açıklamayı mütehassıslarına bırakmayı yeğleriz.

Hasılı, aşımızı kazanmanın yolu olan işimizi yaparken tedirginlik yaşamak istemiyor, yapılan uygulamanın yanlış olduğu haykırmak istiyoruz.



1115 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KİTABIMIZ - 27/01/2023
Bu yazının muhatabı sensin kardeşim. Bu yazının muhatabı benim. Bu yazının muhatabı bir kitle ya da oluşum değil, fert fert herkes.
KİMLİĞİMİZ - 18/12/2022
Bu raddeye kadar birilerini incitecek söz kullandıysam hak etmişsinizdir. Özür dilerim daha fazlasını kullanamadığım için...
RESMİ YALAN; "İSTATİSTİK" - 17/12/2022
Üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistik.
AHLAKSIZ TEKLİF II - 13/12/2022
Sebep ne olursa olsun bundan sonra bizim için sendikacılık daha zevkli hale gelmiştir. İddiasından vurulanların yüzüne vurulacak somut bir argüman ortaya çıkmıştır.
ANADİLİMİZ - 11/12/2022
Esas anadilimiz insanlıktır. İnsan olmayanın dili de dini de olmaz.
SİYASETİMİZ - 15/10/2022
Dört yıl evvel sendika kurma düşüncesi ile toplandığımızda ahitleştiğimiz konuların başında siyasi konulara meze olmadan, hiçbir siyasiden icazet alamaya gerek duymadan eylem ve söylemlerde bulunmaktı.
KARİYER BASAMAKLARI ÜZERİNE - 31/07/2022
Meslek kanunu nihayetinde çıkmış fakat dağ fare doğurmuştur. Beklentileri karşılamaktan uzak, sahanın görüşü alınmadan çıkan, öğretmenlerimizin hak ve hukukunu korumaktan bahsetmeyen bir kanunla karşı karşıyayız
SENDİKAL ŞİİR - 07/02/2022
ŞİİRLE SENDİKACILIK DENEMESİ
MANEVİ HATA - 01/02/2022
İnsan hata ile maluldür. En doğrusu hatadan erkenden dönmektir. Hatayı kabul etmekte bir erdemdir. Yapılan hatalardan kaynaklanan haksızlıklarının giderilmesi vicdanlardaki yaraya merhem olması için elzemdir.
 Devamı
Sosyal Medya
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam36
Toplam Ziyaret179561