• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/maarifsen
  • https://www.twitter.com/maarifsen
  • https://www.instagram.com/maarifsen
  • https://www.youtube.com//channel/UCXX727pYLXon8RIb0UWiUuA/videos?view_as=subscriber
Çevrimiçi Üyelik

Taleplerimiz
Yayınlarımız
MaarifTV
Akif Keten
aketen@maarifsen.org
MÜLAKAT II
01/01/2022


Devlet, canlı bir organizma gibi faaliyet gösterir. Devletin herhangi bir mekanizmasında yaşanan bir rahatsızlık, diğer bütün sistemlerde rahatsızlık doğurur. İnsanların temel ihtiyaçlarından biri; beslenme ve aile kurmasıdır. Bu ikisinin gerçekleşebilmesi için; devlet kendi kurumlarında hizmete ihtiyaç duyulan alanlara vatandaşını yerleştirir. Yerleştirme işlemi yapılmadan önce de yetiştirir. Dolaysıyla, devlet kadrolarına yapılan atamalar, vatandaş için ihtiyaç olduğu gibi devlet için de ihtiyaçtır.
İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. İnsanın hayallerini, umutlarını yeşert ki; ülkenin geleceği, huzur ve güven üzerine inşa edilsin. Devletin icracı konumlarına gelenler; devlet kadrolarında göreve alınma kriterlerini ‘ehliyet ve liyakat’ olarak alması gerekirken, kişi ya da belirli grupların uhdesine teslim ediyorlar. 
Kurulduğumuz günden beri, değindiğimiz hususların başında mülakat adaletsizliği vardı. Ziya Selçuk döneminde yapılan uygulamada; mülakat itibarsızlaştırılmış, biz de kendisine teşekkür etmiştik. Bu konuda teşekkür eder hale gelmek de, durumun vahametini göstermesi açısından önemli. Kişilere bağlı uygulama, devlet geleneğine zarar vermektedir. Aile şirketlerinde bile, belirli kriterler nesillerden nesillere aktarılırken; binlerce yıllık devlet geleneğine sahip ülkemizde, aynı iktidarın farklı bakanlarının uygulama farklılıklarını ne ile izah edeceğimizi bilemiyoruz. 
Yakın tarihimizde 15 Temmuz darbesini yaşayan devletimiz, bu darbenin sebeplerini iyi tahlil edememiş olmalı ki, aynı hatada halen ısrar etmektedir. Zira FETÖ, örgüt elemanlarını devletin bütün birimlerine zerk etmişti. Bunu da mülakat yapılan yerde mülakatla, mülakatın olmadığı yerlerde ise soruları çalarak yaptı. Devlete sızan hainlerin bu adaletsiz uygulamaları, neden hala devam ettirilir anlamış değiliz. Bu ülkede ekmeğini emeği ile kazanmak için tanıdık bulmak, el etek öpmek mi gerekiyor? Bazıları da çıkıp, ülkenin menfaatleri gereği mülakatın güvenlik soruşturması görevi gördüğünü söyleyip, akıllarınca yapılan haksızlıklara kılıf bulmaya çalışıyorlar. Devlet hizmetine ihtiyaç duyduğu kişileri seçerken; elbette güvenlik soruşturması yapmalıdır. İşe alacağı kişinin sakıncalı durumları varsa; bu durumun kişiye bildirilmesi gerekir. Hatta topluma deklare edilmelidir ki, kimse bu yanlışlara tevessül etmesin. Sınavlara girip yüksek puan alan, mülakatta ise elenen kişilere cevabınız nedir ey yetkililer! İnsanlarda; ne okuma ne de sınava hazırlanma hevesi bıraktınız. Gençlerimizin gelecek hayallerini tırpanladınız, mülakat denilen cinayet silahı ile. 
Türkiye şartlarında mülakat demek, nepotizm demektir. Mülakat demek, torpil demektir.
Mülakat demek, gelecek güzel günlerin köküne kibrit suyu dökmektir.
Mülakat, bizden sonraki nesillere miras olarak bırakılacak en son şeydir. Reddi miras yapılsa yeridir.
Öyle melun bir şeydir ki mülakat, onun geçtiği yerlerde ne umut yeşerir ne de hayaller kurulur.
Mülakat, Emevi zihniyetinin bugüne yansımasıdır. Ahbap çavuş ilişkisinin ayyuka çıktığı uygulamadır. 
Mülakat, mülakatı yapana da mülakata katılana da maddi ve manevi zarar veren bir silahtır. Bu silahla itibar suikastı yapılmaktadır.
Ey sessizlik içinde kalanlar, bu adaletsizlik gün gelir hepimizi boğar. Ülkeler kılıçla fethedilir fakat adaletle korunur. Şehitlerimizin hakkını tesis etmek için; canlarını verdiği bu topraklarda haksızlık yapılırsa onlara en büyük saygısızlık, vatanımıza da en büyük düşmanlığı yapmış oluruz.
En son yapılan mülakatla, öğretmen alımlarında ortaya atılan iddialar gerçekse, buna sebebiyet verenler; değilse bu iddiayı ortaya atanlar en ciddi şekilde cezalandırılmalıdır. Çocuklarımıza; kişiliklerini kaybetmeden, namerde minnet duymadan, mesleğini ele alabilecekleri bir dünya bırakmanın peşindeyiz. Bunu sağlayana kadar, bu işin peşini bırakamamaya kararlıyız.


Selam hakka tabi olanlara ve hakkı tutup kaldıranlara olsun.



107 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KİTABIMIZ - 27/01/2023
Bu yazının muhatabı sensin kardeşim. Bu yazının muhatabı benim. Bu yazının muhatabı bir kitle ya da oluşum değil, fert fert herkes.
KİMLİĞİMİZ - 18/12/2022
Bu raddeye kadar birilerini incitecek söz kullandıysam hak etmişsinizdir. Özür dilerim daha fazlasını kullanamadığım için...
RESMİ YALAN; "İSTATİSTİK" - 17/12/2022
Üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistik.
AHLAKSIZ TEKLİF II - 13/12/2022
Sebep ne olursa olsun bundan sonra bizim için sendikacılık daha zevkli hale gelmiştir. İddiasından vurulanların yüzüne vurulacak somut bir argüman ortaya çıkmıştır.
ANADİLİMİZ - 11/12/2022
Esas anadilimiz insanlıktır. İnsan olmayanın dili de dini de olmaz.
SİYASETİMİZ - 15/10/2022
Dört yıl evvel sendika kurma düşüncesi ile toplandığımızda ahitleştiğimiz konuların başında siyasi konulara meze olmadan, hiçbir siyasiden icazet alamaya gerek duymadan eylem ve söylemlerde bulunmaktı.
KARİYER BASAMAKLARI ÜZERİNE - 31/07/2022
Meslek kanunu nihayetinde çıkmış fakat dağ fare doğurmuştur. Beklentileri karşılamaktan uzak, sahanın görüşü alınmadan çıkan, öğretmenlerimizin hak ve hukukunu korumaktan bahsetmeyen bir kanunla karşı karşıyayız
SENDİKAL ŞİİR - 07/02/2022
ŞİİRLE SENDİKACILIK DENEMESİ
MANEVİ HATA - 01/02/2022
İnsan hata ile maluldür. En doğrusu hatadan erkenden dönmektir. Hatayı kabul etmekte bir erdemdir. Yapılan hatalardan kaynaklanan haksızlıklarının giderilmesi vicdanlardaki yaraya merhem olması için elzemdir.
 Devamı
Sosyal Medya
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam36
Toplam Ziyaret179561